"Poetry, painting and a life full of love..."
 
YUKSEL SOYLEMEZ11-06-1913  /  22-01-2013Poetry, painting and a life full of love...
 
HOME PAGE
BIOGRAPHY
POEMS (1954-2010)
BOOKS
ART GALLERY (1960-2010)
ANNUAL REPORTS AND
PHOTO GALLERY (1966-2011)
TURKISH FOREIGN POLICY ISSUE
(2001-2007)
ESSAYS (1970-2005)
ZAGREB (1993-1995)
VELI POSLANIC TURKSKA ZAGREBU
(1993-1995)
VIDEO AND RADIO INTERVIEWS
ANNUAL REPORTS MAILING LIST
CONTACT
 
 
 

Sevi bir Tas Tavuk Çorbası

Tanımlarken seviyi
Kendimden başlarım ben
Ve sorarım

Sevi aynı kişi olmamak artık
Sevinin öncesi ve sonrası var
Sevi başlangıcıdır takvimin

Sevi içimde bir ağacın yeşermesi
Uzaklarda ulaştığım sınırlar
Sevi yeniden doğmak tekrar ve tekrar

Sevi bir Chagall mavisi
Godunov oyunu, Guernica resmi
Söylenmemiş bir söz
Ölümden sonraki ümit
Güzde bahar
Mutlu hüzün, tomurcuklarla dolu bütün

Sığınmak ortak bir dakikaya ve beklemek

Aramaktır parmak izlerini
Birlikte yaşanmış anıların ayak izleri
Sevi taze anıların esintilerle titremesi
Anılar gerçek bazan, bazan yalan

Sevi yeşil mavi bir İznik çinisi
Bir gördes halısı eski ve kırmızı

Birliktelikle saniyelerin geri gelmesidir
Sevi doldurur umutsuzluğu lav ateşiyle, canlı

Sevi bir tas tavuk çorbası

Sevi bir resimdir sarışın
Deniz mavisi gözleri
Çapkın ve utangaç dudaklı

Sevi bir sabah gülümsemesidir

Eski mermerin beyazı
Fısıltıların tenine oyduğum heykelidir fildişi, yavaş
Paylaştığımız anı
Büyük harflerde birleştiğimiz sıcak ve diri

Sevi beklemek bir kadını, bilerek gelmeyeceğini

Bir telefon konuşması her gece yarısı
Kavuşmak geceyarısında bir an
Bir geceyarısı artık her an

Sevi yitirilmesidir zamanın
Bakışları her kadında kaybolup
Kalabalıktan soyutlanmış bir yürek atışıdır
Seni bulmaktır bir perde arasında
Soyunması yüreğinin

Elektrik düğmesinin çevrilmesi
Uykuda bir gerilim unutulmuş etinde saklı

Sevi ikinci bir sakal traşı öğleden sonra
Tenimin uyanması sana yalnız
Ulaşmak sana düş tutkularımda

Sevi bir yüzü tekrarlamaktır göz açıp kaparken
Duymaktır yaşanmamış zamanı
Geçmiş yüzyılları boşluğunda aramak

Sevi beklemektir sonsuzluğu sabırla

Sevi dokunmalardaki kadın

Sevi bir çift gözü değil, bir kadını sevmektir
Sevi tamamlanmak çoğullarda

Sevi yaşamak seni
Duymak teninin bir parçasını
seni hergün kaybetmek
Ve yeniden bulmak her an

Sevişmek gövdesiyle aklın
Sevi içden dışa boşalma

Taşkın suları batakta kapatır geçmişini
Sevi doymamış arzu, erişmemiş tutku muradına

Sevi ayıran uzaklardır
Her solukta, her atışında yüreğin

Sevi aynı şiiri yazmak her yazımda daha sevecen

Yalnız bir kabuğu kırıp çıkmaktır
Yolculuğu en görkemlisi
Sevi bir tekte birleşmek

Sığınmak sevincin kareköküne

Aklın toprağında bir kavram
Sevi, düşte sahip çıkmak bir kavrama
Haktan daha gerçek

Sevi doğru, yanlışken tüm gerisi

Zamanın güzünde, kurtuluşun büyülteci

Sevi sahip çıkmak sonsuza

Dönmemek sevisizliğe asla
Dönmemek hiç bir geçmişe
Üstün gelince sevi pusulası yaşamın

Demir sevisizlikten soğuk
Çoktan gitmiş sevi, bırakıp yürekleri yarı ölü diri
Herbiri kendi dünyasında kapalı
Herbiri kendi hücresinde tutuklu
Kimi içeri kimi dışarı kilitli
Kalabalığında kentlerin
Ararken belli bir zaman
Çok bulunurken aranırsa sevi
Kullanılmamış ziyan olmuş, yeni
Sevi kanar sevi

Sana baktığımda sarmaş kirpiklerimiz

Sen benim için bir büyük gözyaşı tanesi

Sevi var olmazdı dünyada sen ve ben olmasaydık
Yoktur sevi dünyada eğer bulamamışsan şimdiye

Sevi beklemek boş bir odada
Telefonun izlinde, kapının vurulmasında

Seslenmesi milyon yaşında bir yıldızın
Mihrabında tanrısal çılgınlığın
Gömüldüğünde iki yürek sevinin heyelanına

Sevi dirilmek ölümden sonra
Yeni yazılmış kaderi yaşamak baştan

Sevi, tanrı herşeye yetkin demektir
Ulaşmak ve yakın olmak

Zamanı tersine çevirmektir
Devrimi, ayaklanması
Başkaldırması ezik yüreklerin
Uzaklardaki davulların sesi yaklaşıyorsa

Varıyor demektir kaderin aynı noktasına
Biraz erken biraz geç
Sevi vaktinde değildir hiç

Sevi bütün seçenekler bittiğindedir
Gerisi sayılmadığı birden gayri
Sevi zamanın durduğu andır

Sevi depremi yüreğin
Beklenmedik yaz yağmuru
Şimşeği sinir uçlarının

En derin dibidir aklın
Irmakların ileri sıçramasıdır
Bir isveç filminde Elvira Madigan
Mozart’ın piyano konçertosudur 21. numaralı

Bir sevinç çağlayanı kapılarda
Sevi beklesin içerde kitli
Gezegenler seyrediyordu
Onaltı yaşında iki çocuk sanki

Sabah bakışlarındı canlı ve turfanda
Musikiye sevdalı sevişken ve muhteşem
Bir gözümden ötekine yüzdün çıplağında günün
Telefonlar çalar yanıtsız sevi soyunur

İki çocuk oturmuş basamaklarda
Zamanın duvarlarını yıkarak
Seviye dokunarak
Bularak seviyi
Başka aşkların kaybettiği

Ulaşmak binbirgece masalındaki büyüye
Üstüne uzandığımız, kahverengi Buhara seccadesi

Kupka sevecen bir ressam
Önce bir numaralı resmin önünde
Bu iki renkli bir resim
Bu resim benim adresim
Siyah beyaz ve biraz kırmızı
Sevi bekleyecek seni maviler ve yeşillerde
Sevi bir doğumgünü armağanı
Sevi bahardır
Seninle uzayda buluşalım beyaz
Seviye saklanacağım
Birleşir tekde iki mercek
Bir Chagall mavisinde
Döngüler kesişir siyah ve mavi

Zamanların dışına taşmak dönemeçlerinde bedeninin
Sevi maviler eşit olduğu zamandır

Beyazın derinliklerinde bulursun beni
Siyah renginde bir deneme

Sevi göklere tırmanışı ateşin

Bir kere ölmeye görsün karınca
Hükmü bir gözyaşı kadar ancak
Bir ölü karıncayım sanki

Sevi gömü taşları sıcak kaldığında anılarla
Sevi biz


Yaşamın son pazarında taşı şöyle yazar:
Sevi anımsa beni
Bir sevi şiirinde buluşalım
Kelimeler etinden koparılmış
Kayıp dizelerde bulacaksın beni

Sevi başlıksız zaman

Sevi mitolojideki Unicornların gelmesi gibi geri

Bul beni siyah beyaz düşlerde sevi
Bekledinse gelecektir sevi
Köşesinde yüreğinin

Sevi gerçek bir masal
Ancak inandığın ölçüde var olacak
İki cintonik ısmarlayıp
İçmeyi unutmaktır
Sevi unutmak adları ve sayıları
Adresler, listeler, insanlar, kentleri

Gerçek dışı, vardışı, anlam dışı dünyası
Sevi örer çemberini
Bağlar yumuşak ipek kozasıyla tenimizi

Sevi aklın dimdik dikilmesi, cinselliği
Yüreğin boşalması tümden
Cinsel iştah dişlerinde dilinin
Cinsel bir şiirin karanlıkta yazılması
Bir dokunmayı özlediğin

Sevi şeftaliler turfanda olduğu zamandır

Sevi Fujiyama’nın doruğu
Yakar ateşini, sıcak tutarak kokunu yastıklarda

Çantamla açılır sevi
Otel odalarında bilmedik yerlerin
Ufak eller ve küçük ayaklarını
Deniz kıyısında unutmayacaksın

Biz görüntüleriz
Gerçekten öte
Bir başka zamandan
Bir başka seviden kalan
Yalnız sevidir bizi gerçek yapan
İnanır bize sevi

Senden izler buluyorum
Kendime baktıkça

Konuşurum aynalarla aynalar sen oldukça
İki imgenin kucaklaştığında çıplak
Mağrur akislerin sinemasından geçtiğidir zamanın
Aynalar sevecen canlı kalmak için
Anılar solduğu kaybolduğu zaman
Yine aynalar anımsayacak duyarlı ve sevgiliyi

Gülümsemende dudaktır saklayacağım
Resmidir son bir anın kepenkleri kapatmadan

Bugün perşembe
Lalelerin suyunu değiştirdim gözyaşlarıyla

Sevi sonsuzdan ödünç alınandır

İlk taksiye atla koş onaltılara onyedilere
Sen Ben
Ben de sen olduğum zamandır sevi

Sen adım
Sen ülkem

Aktarılmak yüzyıllar geri bir an
Yumuşak saten yastıklar anımsar
Seviştiğimiz bir eski Osmanlı evinde
Saklamıştın ellerimi sultan bedeninin ipeğine

Gelirdim
Başka bir yüzyıldan
Başka bir uydudan
Gelirdim yankısına sevinin
Bir an için de olsa

Sevi zamana, birleştiren uzaklara inanmamaktadır

Dokuz bin kilometre yol gelmişim
Girer sevi
Altı bin dizedir yaşadığım şiir
Girer sevi
Altı bin mil gözyaşı  
_
Girer sevi
Bir saniyede ondokuz yürek atışı
Girer sevi
Zamanı kaçırdığın zaman

Sevi özlemdir değişmez
Kırkdört yaşında filan

Sana vardım Romadan kalma bu yüzükle ikibin yıl önce

Sevi kaçış şimdiki zamandan
Geçmişi terk inkar
Gerçekten daha güçlü bir düş
Aklımda saklanbaç oynayan zaman

Gözlerdir sevinin ülkesi
Sevi bir ömür tutsak
Gözyaşlarıyla kurduğum kalede
Gözyaşları duvarında
Çançekişir sevi

Sevinin gizini çözmüşüm

Sevi bilmektir
Sorular sormadan öylece sevmektir

Sevi sana varmak için yola çıkmaktır
Bütün yollar yalnız sana vardığında

Telefon tellerinin gerilmesi heyecandan
Sevi telefon tellerinde yaşar
Uçak alanları oyun aralarında bulunur sevi
Gözyaşlarıyla Mozart arasında dönüşümlü

Sevi kara cahil ancak
Okumak yüreğini
Adressiz mektuplar yazmak
Sen sonsuzluk olduğun zaman

Ben seviye aşık
Sen sevinin şiiri
Senin sevin yazdığım en güzel

Sev beni sevi

Sevi yüksel gözlerimden içeri

Yeniden doğan başka bir insan
Sevi yapar da yıkar da bizi

Damarlarından dışarı akıt olanca seviyi
Sevi yalnızlığa ağıt
Sevi yalnız yolcu yolunda
Dediği dedik olduğunda yüreğin

Gözlerin buluşması saklı bir yıldızda
Altı milyon yıl uzak, beraber ancak
Sevgi adanıştır

Veda etmeden gitmişsem
Biliyorsun nerede bulacaksın beni
İlk sokağına sapacaksın yüreğinin

Sevi, yeterince büyük olmadığı zaman güneş
Isıtmak için yüreğini
Sevi korkusu aşık olmanın
Silerek tüm sayıları ikiye varıncaya dek

Sevide akıl ve yürek uzlaşı kabul etmez
Sevi düzen koşul tanımaz
Sevi yüreğin emri
Aklın karmaşası
Yitikliğin keyfi ve zevki yenikliğin

Sevebilirsin
Lüks değil sevi

Sevebilirsin dayanırsan özleme

Ben bir masalda Salı günüyüm

Saniyenin fotoğrafında
Merceğinde sevinin koskocaman

Salıların ölümü gözlerde

Sabır bir takvimdir zamanı kıskanan
Cumartesi ve pazarları bir eksi işareti
Sayarken sonsuzdan aşağı
Tek bir kadına varıncaya kadar

Tutkulardır karıştıran kol bacak ve dudak
Çene derisinin yüzülmesi
Oğuşması yüreklerin derinlerden

Sevi teslim olmak
Ortak bir geçmişe ortak bir düşe

Yarım kalmış anlardır
Yağmurla yıkanmış imgeler geçer sıra sıra
İner en dibine ayrılık korkusu anılarında
Salıların soğuğunda

Yalnızlığı paylaşmak bir deniz kıyısında
İki çakıl taşı gelmiş de uzaklardan

Sevi demek sevi demek işte
Bir kısa andır sonsuz
Saatlerin geçişinde ümit
Kayıp tanımlarda
Var olmamış gibi hiç
Ciltler dolusu eksik

Sevi geldiği vakit
Sevi tanrıdır artık
Emrine uyar ve dua ederiz


Top of page...
 
 
 
2001-2017 © yukselsoylemez.com     //     Online: 1     Total: 62219